fbpx

Kadın Hakları Rehberi

KADIN HAKLARI REHBERİ

ŞİDDET VE NEFRET SÖYLEMİNİN TANIMI

Şiddet Nedir?

Şiddet; bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Şiddet, özel veya kamusal alanda (evde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde) meydana gelebilir. Şiddet; baskı altına almanın, tahakküm kurmanın da bir aracı olarak kendisini göstermektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet de eril kültürün kendi tahakkümünü kurma iradesi altında karşılaşılan bir şiddet türüdür.

Şiddet, genelde bir döngü halinde gerçekleşmektedir. Bu durum, şiddet mağdurunun şiddete uğradıktan sonra gerekli önlemleri almak için harekete geçmesinde de bir engel oluşturmaktadır. Şiddetin tekrarlanabileceğini bilmek, erken önlem almak açısından önemlidir.

 

Ev İçi Şiddet Nedir?

Ev içi şiddet; şiddet mağduru ve şiddet uygulayanla aynı haneyi paylaşmasa da aile veya hanede ya da aile mensubu sayılan diğer kişiler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddeti ifade eder. Ev içi şiddet için aynı evde yaşama şartı aranmaz. Bu şiddet aile bireyleri, boşanmış veya ayrı yaşayan kişiler, eşler, nişanlılar ya da partnerler gibi yakın ilişkideki kişiler arasında da söz konusu olabilir.

Şiddet Türleri Nelerdir?

Fiziksel Şiddet: Kaba kuvvetin korkutma, sindirme ve yaptırım aracı olarak kullanılmasıdır. Kişinin bedeninde acı, ağrı, yaralanma gibi fiziksel zarar oluşturan davranışlardır. Hareketin fiziksel şiddet sayılması için kişinin bedeninde morluk, kanama, kırılma gibi iyileşmesi zaman alacak, gözle görülebilir veya kişi tarafından hissedilebilir hasarların oluşturması gerekli değildir.

Fiziksel şiddet; yumruk atmak itmek, tokat atmak, ısırmak, boğmaya çalışmak, tekmelemek, eşya fırlatmak, fiziksel kuvvet kullanarak evden çıkmasına veya eve girmesine engel olmak, bıçak veya silah gibi aletlerle tehdit etmek, eziyet etmek, uyutmamak, soğuğa maruz bırakmak, yakmak, tehlikeli hayvanları üstüne salmak, ihtiyaç duyulan ilacı vermemek, yemek vermemek, uyuşturucu madde veya alkol alımını zorlamak gibi fiziksel gücün kullanıldığı durumları kapsamaktadır.

 

Cinsel Şiddet: İstenmeyen her türlü cinsel içerikli söz, tavır davranış ve/veya saldırı gibi eylemlerdir. Cinselliğin; kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak ve cezalandırmak amacıyla bir şiddet aracı olarak kullanılması anlamına gelmektedir.

Kişiye cinsel bir eşyaymış gibi davranmak, cinsel ilişkiye girmeye zorlamak, kişiyi istemediği cinsel pozisyonlara zorlamak, “Hayır” dendiğini duymazdan gelmek, kişinin rızası olmadığı halde cinsel ilişkiye girmek, zorla ilaç, alkol veya uyuşturucu madde kullandırarak cinsel ilişkiye zorlamak, kişinin isteği dışında cinsel fotoğrafların çekmek  ve bunları yayınlanmak/yayınlamakla tehdit etmek, kadını çocuk doğurmaya veya doğurmamaya zorlamak, istemediği şekillerde, istemediği zamanlarda cinsel ilişkiye girmeye zorlamak ve/veya cinsel bölgelere dokunmak, cinselliği bir ceza/ödül yöntemi olarak kullanmak, kişinin bedenini ve cinselliğini aşağılayacak şekilde konuşmak, teşhircilik yapmak,  pornografik görüntüler izlemeye zorlamak, sürekli takip ederek telefon, internet gibi teknolojik araçlarla cinsel içerikli materyaller ya da konuşmalarla rahatsız etmek, onay almadan çıplak ve cinsellik içeren görüntüler çekmek ve cinsel içerikli görüntüleri yaymak veya yaymakla tehdit etmek, başka kişilerle cinsel ilişkiye girmeye zorlamak, seks işçiliğine zorlamak, başka kişilerle cinsel ilişkiye girerken seyretmeye veya seyredilmeye zorlamak, Cinselliği kendi zevkine yönelik yaşamak,  kadının ihtiyaç ve beklentilerini görmezden gelmek gibi eylemler cinsel şiddet kapsamındadır.

Cinsel şiddet biçimleri Türk Ceza Kanunu’nda (TCK)  ise; cinsel taciz, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun cinsel istismarı suçları şeklinde düzenlenmektedir.

 

Psikolojik/Duygusal Şiddet: Duyguların ve duygusal gereksinimlerin; zorlamak, aşağılamak, cezalandırmak, öfke, gerginlik boşaltmak amacıyla karşı tarafa baskı uygulayabilmek için tutarlı bir şekilde istismar edilmesi, bir yaptırım ve tehdit aracı olarak kullanılmasıdır.

Kişinin varlığını ve değerini kabul etmemek, kişinin yararsız ve aşağı olduğunu belirtmek, kişinin duygularını ve düşüncelerini değersiz bulmak, ailesiyle, akrabalarıyla, komşularıyla, arkadaşlarıyla ya da başkalarıyla görüştürmemek, eve kapatmak, küçük düşürmek, korkutmak, hakaret etmek, dalga geçmek, isim takmak, çocuklarından uzaklaştırmak, kıskançlık bahanesiyle sürekli kontrol altında tutmak, başkalarıyla kıyaslamak, kişinin nasıl giyineceği, nereye gideceği, kimlerle görüşeceği konusunda baskı yapmak, kişinin kendini geliştirmesine engel olmak, sevgi, şefkat, ilgi, onay, destek gibi duygu ve duygusal ihtiyaçları göz ardı etmek, küçümsemek, dine, ırka, dile, kültürel gruba veya geçmişe ait değer verilen inançları aşağılamak veya onlara aykırı davranmaya zorlamak, evden kovmak veya evden ayrılmakla tehdit etmek, kişi ile sadece “mecbur” olunduğu zaman iletişime geçmek, kişinin ruhsal sağlığını korumaya yönelik ihtiyaçlarını görmezden gelmek gibi eylemler psikolojik/duygusal şiddettir.

 

Sözlü Şiddet: Sözel şiddet, söz ve hareketlerin düzenli bir şekilde korkutma, sindirme, cezalandırma ve kontrol aracı olarak kullanılmasıdır. Sözel şiddete ilişkin davranışlardan en belirgini kişinin değer verdiği konulara yönelik güveni sarsmak ve kişiyi yaralamak amacıyla belli aralıklarla çok ağır hakaret etmek ve sözler söylemektir.

Bağırmak, hakaret etmek, küfür etmek, iğneleyici ya da aşağılayıcı sözler söylemek, kişinin kendisini kötü hissetmesine neden olan cümleler kullanmak, sürekli olumsuz ve yıkıcı şekilde eleştirmek, tehdit etmek, sürekli sorguya çekmek, aşağılayıcı ve küçük düşürücü isim takmak, görüşlerini ve çalışmalarını küçümsemek, kişinin duygu, düşünce, davranış, inanç ve seçimleri ile alay etmek, suçlamak, kişinin özgüvenini yitirmesine neden olmak, ruhsal açıdan zedelemek, kişi için önemli konuları konuşmamak ve dinlememek gibi eylemler sözlü şiddettir.

 

Ekonomik Şiddet: Ekonomik şiddet, ekonomik kaynakların ve paranın kişi üzerinde bir yaptırım, tehdit ve kontrol aracı olarak düzenli bir şekilde kullanılmasıdır.

Kişinin çalışmasına engel olmak, ailenin ekonomik ihtiyaçlarını karşılamamak, kişinin parasını almak, fatura ödemeleri için ayrılan parayı harcamak, kişinin iş yaşamında ilerlemesine ve başarılı olmasına yardımcı olabilecek fırsatları değerlendirmesine engel olmak, çok kısıtlı para verip bununla yapılması mümkün olmayan şeyler istemek ve gerçekleşmediğinde olay çıkarmak, sahip olunan maddi kaynaklar ile kişinin ilişkisini kesmek ve bilgilendirmemek, kişinin harcadığı “her kuruşu” hesaplamak, evi zaman zaman terk ederek giderlerle hiç ilgilenmemek gibi davranışlar ekonomik şiddet kapsamındadır.

 

Israrlı Takip: İstenmeyen ve sürekli telefon aramaları yapmak, kısa mesaj, mektup ve e-posta göndermek, kişi istemediği halde sosyal medya vasıtasıyla onunla iletişim kurmaya çabalamak, takip etmek ve gözetlemek, kişinin iş yerinde veya yaşadığı yerde beklemek, bir sebep olmaksızın sürekli karşısına çıkmak, ona isteği dışında sıkça hediye göndermek, kişinin iletişim bilgilerini internette veya sosyal medyada yaymak, onun hakkında internette veya ağızdan asılsız dedikodular yaymak, kişinin adına mal veya hizmet siparişi vermek, manipülatif davranışlarda bulunmak (örneğin: görüşmeme durumunda intihar edeceği tehdidinde bulunmak) gibi eylemler tek taraflı ısrarlı takiptir.

Nefret Söylemi Nedir?

Nefret söylemi veya nefretli konuşma; belirli bir grubu ya da kişiyi, ırk, cinsiyet, yaş, ulus, din ya da cinsel yönelim gibi konularda aşağılar veya tehdit eder tarzda konuşma olarak tanımlanmaktadır.

Konular arasında yukarıdakilere ek olarak dil, politik görüş, sosyoekonomik ve sosyal sınıf, dış görünüm, fiziki veya zihinsel engel, meslek ya da diğer ayırt edilebilen özellikler bulunabilir.

Kadına Yönelik Nefret Söylemi Nedir?

Gündelik hayatta ve geleneksel medyada nefret söyleminin hedefi olan kadınlar için durum sosyal medyada da farklı değil. Geleneksel medyanın erkek egemen dili neredeyse başından beri kadınları eksik/yanlış temsil ediyor ve onları ayrımcı dilin, nefret söyleminin hedefi haline getiriyor.

ŞİDDET TEHLİKESİ ALTINDA, ŞİDDET ANINDA VE ŞİDDETE MARUZ KALDIKTAN SONRA BAŞVURULABILECEK KURUMLAR VE KURULUŞLAR İLE ACİL DANIŞMA HATLARI:

Polis Merkezleri (veya Alo 155 Polis İmdat) ve Jandarma Karakolları (veya Alo 156 Jandarma İmdat)

Şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesi altında bulunan kişiler,  Alo 155 Polis İmdat veya Alo 156 Jandarma İmdat hatlarını arayarak veya bulundukları yerin yakınındaki polis veya jandarma karakoluna başvurarak şikayette bulunabilirler. Şikayet üzerine, polis veya jandarma tarafından mevcut duruma ilişkin olarak gerekli görülen koruyucu ve önleyici tedbirler alınarak şikayet dosyası Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilir.

Cumhuriyet Başsavcılığı

Şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesi altında bulunan kişiler, bulundukları ilde yer alan adliye içerisindeki Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak şikayette bulunabilir, koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınmasını talep edebilirler.

Aile Mahkemesi Hâkimliği

Aile içi şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesi altında bulunan kişiler, bulundukları ilin Aile Mahkemesi Hâkimliği’ne giderek, koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınmasını talep edebilirler. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulunulabilir. Hâkim, mevcut duruma ilişkin olarak gerekli olan önleyici ve koruyucu tedbirlere karar verir.

Aile, Kadın, Çocuk ve Engelli Sosyal Hizmet Danışma Hattı; Alo 183

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Alo 183 hattı; şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesi altında bulunan ve desteğe gereksinimi olan kişilere; psikolojik, hukuki ve ekonomik alanda danışmanlık hizmetleri sunmakta ve yararlanabilecekleri hizmet kuruluşları konusunda bilgi vermektedir. Alo 183 hattı ücretsiz olup Türkiye’nin her yerinden ulaşılabilecek şekilde 7 gün 24 saat hizmet vermektedir.

ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi)

T.C. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi, şiddet uygulayan ve şiddete maruz kalan kişilere yönelik olarak alınan tedbirlerin uygulanması konusunda etkinliğin sağlanması adına izleme yapan birimlerdir. Bu merkezlerde hukuki, psikolojik, mesleki ve danışma gibi farklı alanlarda hizmetler sunulmaktadır.

 

Aşağıda yer alan linke tıklayarak bulunduğunuz şehirde faaliyet gösteren ŞÖNİM irtibat numarasına ulaşabilirsiniz:

 

https://www.ailevecalisma.gov.tr/tr-tr/iletisim/bakanlik-iletisim-bilgileri/bagli-ilgili-ve-ozel-kuruluslar1/sonim/

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri

T.C. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri ve Aile ve Sosyal Politikalar İlçe Müdürlüklerine (yaşadığınız şehirde hangisi bulunuyor ise) bağlı olarak faaliyet gösteren Aile Danışma Merkezleri ve Toplum Merkezleri’nde ücretsiz şekilde danışmanlık, rehberlik ve yönlendirme hizmetleri verilmektedir.

 

Aşağıda yer vermiş olduğumuz linke tıklayarak bulunduğunuz şehirde yer alan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerinin irtibat numarasına ulaşabilirsiniz.

 

https://ailevecalisma.gov.tr/iletisim/bakanlik-iletisim-bilgileri/tasra-teskilati/

Sağlık Kuruluşları

Şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesi altında bulunan kişiler,  bulundukları yere en yakın sağlık kuruluşuna (sağlık ocağı, aile hekimliği, hastanelerin acil servisi gibi) başvurulabileceği gibi 112 Acil Yardım Hattı’nı arayarak da yardım talebinde bulunabilirler. Kişinin şiddete uğramış olması halinde sağlık kuruluşu tarafından gerekli tedavi yapılır ve maruz kalınan şiddeti belgeleyecek şekilde darp raporu düzenlenir.

Kadın Sığınma Evleri

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren kadın konukevleri ya da diğer adıyla sığınma evleri; şiddete maruz kalmış olan veya maruz kalma tehlikesi altında bulunan kadınların ve varsa beraberlerindeki çocukların, güvenli bir şekilde geçici süreli olarak barınma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulmuştur. Bununla birlikte konukevinde kalan kişilere, psikolojik ve sosyal destek hizmetleri sağlanmakta, barolar ile iş birliği yapılarak hukuki danışmanlık hizmeti verilmekte, iş ve meslek edindirmeye yönelik çalışmalar yapılmakta, belirli durumlarda el harçlığı verilmekte, kişinin konukevinden ayrılması halinde ise kendi evini tutmak isteyenlere, bu konuda da destek olunmaktadır. Ülkemizde, söz konusu hizmet başta Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü olmak üzere, sivil toplum kuruluşları, belediyeler, kaymakamlıklar ve valilikler tarafından yürütülmektedir.

 

Konukevlerinde kalma süresi altı ay olup bu süre gerek olması halinde uzatılabilmektedir. 0-12 yaş arasındaki erkek çocukları ile 18 yaşın altındaki kız çocukları, anneleriyle birlikte konukevinde kalabilmektedirler. Bununla birlikte; 12-18 yaş arasında erkek çocukları olan kadınlar ile engelli çocuğu bulunan kadınlara ŞÖNİM tarafından uygun görülmesi halinde kira ve beslenme masrafları karşılanarak ev kiralanabilmektedir.

 

Aşağıda yer vermiş olduğumuz linke tıklayarak Kadın Konukevlerinin faaliyeti kapsamında daha ayrıntılı bilgi sahibi olabilirsiniz:

 

https://ailevecalisma.gov.tr/tr-tr/sss/kadinin-statusu-genel-mudurlugu/

 

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü

İrtibat Numarası :  0 (312) 705 91 77  –  0 (312) 705 91 78

Barolar

Şiddete mağruz kalmış olan veya uğrama tehlikesi altında bulunan kişiler, içerisinde bulundukları duruma yönelik olarak kendilerine hukuki ve sosyal yardım desteğinin sağlanması amacıyla bulundukları şehirde yer alan Baro’ya başvuruda bulunabilirler. Barolara bağlı olarak faaliyet gösteren Kadın Hakları Merkezleri tarafından şiddete uğrama tehlikesi altında bulunan veya şiddete mağruz kalmış kişilere yönelik ücretsiz olarak hukuki yardım desteği sunulmakta olduğu gibi bu konuda faaliyet gösteren ilgili kuruluşlarla da irtibata geçilerek mağdur edilen kişilere psikolojik destek ve sosyal hizmet yardımlarının sunulması adına gerekli adımların atılması sağlanır.

Gelincik Merkezi (444 43 06 )

Ankara Barosu bünyesinde faaliyet göstermekte olan Gelincik Merkezi, şiddete maruz kalmış veya maruz kalma tehlikesi altında bulunan kadın, çocuk ve LGBTİ bireylere, alanında uzman gönüllü avukatlar tarafından hukuki anlamda danışmanlık, rehberlik ve yönlendirme hizmetleri sunulmaktadır. Söz konusu hizmetler ücretsiz olup gizli tutulmaktadır. Bununla birlikte, merkezde ihtiyaç duyulması halinde psikologlar ve sosyal hizmetler uzmanlarından da yardım alınabilmektedir. Gelincik Merkezi, Türkiye’nin her yerinden yapılacak aralamalar için ücretsiz olup Türkiye çapında, 7/24 hizmet vermektedir.

Kadın Sivil Toplum Kuruluşları

Kadın Sivil Toplum Kuruluşları, Türkiye’nin her yerinde gönüllülük prensibi doğrtultusunda faaliyet gösteren sosyal yardım kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlarda ücretsiz olarak danışmanlık ve rehberlik hizmeti verilmekte olup kendi bünyesinde konukevi bulunan kuruluşlar tarafından ise geçici olarak barınma ihtiyaçları karşılanmaktadır.

Belediyelerin Kadın Danışma Merkezleri

Büyükşehir ve İlçe Belediyelere bağlı olarak faaliyet gösteren kadın danışma merkezleri tarafından, şiddete maruz kalmış ve maruz kalma tehlikesi altında bulunan kadınlara yönelik olarak psikolojik, tıbbi, maddi ve hukuki destek sağlanmaktadır. Kadın danışma merkezi bünyesinde konukevleri bulunması hâlinde ise ücretsiz barınma imkânı sunulmaktadır.

ACİL Danışma Hatları

Polis İmdat                                       : ALO 155

 

Jandarma İmdat                               : ALO 156

 

Acil Yardım Hattı                            : 112 ACİL

 

Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı     : (0212) 656 96 96 ve (0549) 656 96 96

 

Sosyal Yardım Hattı                         : ALO 144

 

Gelincik Merkezi Hattı                     : 444 43 06

 

Aile, Kadın, Çocuk ve Engelli

Sosyal Danışma Hattı                        : ALO 183

 

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı         : 0533 408 19 90

 

Mor Salkım Derneği                                                            : 0531 033 88 44

 

Kadın Dayanışma Vakfı – Kadın Danışma Merkezi            : 0312 432 07 82

 

Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın Danışma Merkezi     : 0312 507 24 27

 

Çankaya Belediyesi Kadın Danışma Merkezi                     : 0312 458 89 00

 

Keçiören Belediyesi Kadın Danışma Merkezi                     : 0312 359 33 22

 

Yenimahalle Belediyesi Kadın Danışma Merkezi               : 0312 332 08 71

DİLEKÇE ÖRNEĞİ

(size en yakın aile mahkemesi)
TARİH (gün/ay/yıl olarak)
Tedbir Nafakası Taleplidir
(tedbir nafakası talebiniziz bulunması halinde)
DAVACI       : (Davacının ismi ve soyismi yer alacaktır)
ADRES          : (Davacının açık adresi yer alacaktır)
DAVALI       :(Şiddet uygulayanının isim ve soyismi biliyorsanız T.C. Kimlik Numarası yer alacaktır)
ADRES          : (Şiddet uygulayanın adresi yer alacaktır)
KONU           : Davalı tarafından maruz kaldığınız şiddeti açıklayın– örneğin gördüğüm fiziksek şiddet nedeniyle gibi- Sayın Mahkemenizden, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca ilgili tedbirlerin alınması hakkında talebimin sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR : Davalı şiddet uygulayanın ne tür bir şiddet uyguladığını ayrıntılı olarak yer veriniz. Eğer şiddet uygulayan silah veya silah benzeri bir alet kullandı ise  ayrıca davalının özel yada işi gereği silahı varsa belirtiniz.  Şiddetin ne zamandır devam ettiği, aranızdaki kişisel ilişkinin ne olduğu, hiç bir kişisel ilişkiniz yoksa tek taraflı ısrarın ne şekilde olduğu, Çocuğunuzun varsa ve şiddete maruz kaldıysa belirtiniz. Şiddet uygulayan kişinin herhangi bir alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı varsa belirtiniz.
SONUÇ VE TALEP :Yukarıda anlatılan nedenlerle
*Şiddet tehdit ve hakaretlerde bulunmasının önlenmesi,
*Müşterek konuttan ve davacının bulunduğu yerlerden (işyeri, okul gibi yerler olabilir, adresler yer alacaktır) derhal uzaklaştırılması ve yaklaşmamasının sağlanması,  
* Müşterek çocukla ilgili olarak kişisel ilişkinin kaldırılması veya sınırlandırılması,
* Davalı telefon vb iletişim araçları ile rahatsızlık veriyorsa iletişim araçları ile rahatsız etmemesi
*Davalının silahı varsa silahın müsaderesi
*Açıklanan duruma uygun olacak tedbirlerden biri veya birkaçı ile gerekli tüm tedbirlerin altı ay süre ile Sayın Mahkemenizce verilmesini talep ederim.
Saygılarımla,
(Davacının isim, soyismi ve imzası yer alacaktır.)
AÇIKLAMA: 6284 sayılı Yasa’dan yararlanmak için delil ve belge aranmaması esastır. Ancak yine de maruz kalınan şiddete dair herhangi bir delil ve/veya belge varsa, onları da dava dilekçesine eklemek faydalı olacaktır. (Konu ile ilgili doktor raporu, telefon kayıtları gibi)

6284 SAYILI KANUN KAPSAMINDA ŞİDDETE KARŞI ALINABİLECEK TEDBİRLER

6284 Sayılı Kanun Nedir?

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişiler ile şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiler hakkında alınabilecek koruyucu ve önleyici tedbirleri barındıran bir acil servis kanunudur.

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Korunan Kişiler Kimlerdir?

Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan özellikle toplumda dezavantajlı bir grup olan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarını korumayı ve şiddeti önlemeyi amaçlamaktadır.

6284 Sayılı Kanunun Önemli Özellikleri Nelerdir?

  • 6284 sayılı kanundan önce yürürlükte olan 4320 sayılı kanun, gerek tedbirler gerek koruma kapsamı bakımından oldukça sınırlı ve yetersiz kalmıştır. 6284 sayılı kanun ise flört şiddeti ve ısrarlı takip durumlarını da kapsamına alarak geniş bir koruma alanı sağlamaktadır.
  • Tedbir kararının alınabilmesi için şiddet mağdurunun beyanı esas olup; herhangi bir ispat yükümlülüğü bulunmamaktadır.
  • Kanun kapsamında yapılan başvurular harçtan muaftır. İşlemler için de masraf alınmaz.
  • Kanun kapsamındaki tedbirler sınırlı sayıda sayılmamıştır. Bu anlamda hakime geniş bir takdir yetkisi sağlanarak her somut olaya özgü farklı tedbirler verilebilmesi mümkün kılınmıştır.
  • Tedbir kararları en çok 6 ay için verilmektedir. Ancak şiddetin veya şiddet tehlikesinin devam ettiği durumlarda yeniden tedbir kararı alınabilir.
  • Kanundan yararlanabilmek için aynı evde yaşamak şartı bulunmamaktadır.
  • Tedbir kararlarına uyulmadığı durumda hakim kararıyla tedbir kararına uymayan kişiye 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi
  • Tedbir kararları ile nafaka gibi mali yardımlara hükmedilebilir.

Mülkî Amir Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları

6284 sayılı Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere mülkî amir (illerde vali, ilçelerde kaymakam) tarafından karar verilebilir:

Şiddet mağduru bakımından;

  1. Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması.
  2. Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması.
  3. Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi.
  4. Hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, mağdurun talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması.
  5. Gerekli olması hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması hâlinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek kaydıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkânının sağlanması.

Hâkim Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbir Kararları

6284 sayılı Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere Aile mahkemesi hâkimi tarafından karar verilebilir:

Şiddet mağdurunun;

  1. İşyerinin değiştirilmesi.
  2. Evli olması hâlinde ortak yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.
  3. Türk Medenî Kanununda yer alan şartların varlığı hâlinde ve mağdurun talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.
  4. Hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.

Hâkim Tarafından Verilecek Önleyici Tedbir Kararları

6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere Aile mahkemesi hâkimi tarafından karar verilebilir:

Şiddet uygulayanın;

  1. Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.
  2. Ortak konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.
  3. Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.
  4. Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.
  5. Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.
  6. Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.
  7. Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya başka yollarla rahatsız etmemesi.
  8. Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.
  9. Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi olsa bile bu görevi nedeniyle kendisinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.
  10. Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması.
  11. Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.
  12. Yukarıda yer alan tedbirlerle birlikte hâkim, Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar verebilir.
  13. Şiddet uygulayan, ailenin geçimini sağlıyorsa veya katkıda bulunuyorsa Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak mağdur talep etmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.

https://www.youtube.com/watch?v=xjMd3H0K-cg&feature=emb_title

Polis ve Jandarmanın Alabileceği Koruyucu ve Önleyici Tedbir Kararları

Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde aşağıda yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir.

Koruyucu Tedbir Kararları

a) Mağdurun kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması.

ç) Mağdurun hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması.

Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde mülkî amirin onayına sunar. Mülkî amir tarafından kırksekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

Önleyici Tedbir Kararları

Şiddet uygulayanın;

  1. Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.
  2. Ortak konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.
  3. Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.
  4. Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.

Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

ÖNEMLİ KANUNLAR VE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER

1) 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin1.Aspx?MevzuatKod=1.5.6284&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=&Tur=1&Tertip=5&No=6284
2)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri
https://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5237.html
3) 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği
http://www.aile.gov.tr/data/5404eb05369dc3119090f853/6284_sayili_yonetmelik.pdf
4)Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi(CEDAW)
https://www.unicef.org/turkey/pdf/_gi18.pdf
5)Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi)
http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/tekmakale/2015-4/7.pdf
6)4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu
http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.4721.pdf

SIKÇA SORULAN SORULAR

NASIL SUÇ DUYURUSUNDA BULUNABİLİRİM?

Köy-mahalle muhtarı, polis, jandarmanın yanı sıra; adliyelerde bulunan baro ya da savcılıklara suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Savcılık tarafından soruşturma yapıldıktan sonra gerekli koşulların varlığı halinde ceza davası açılacaktır, ev içi şiddet tespit edildiğinde şikayet şartı aranmaksızın koruma kararı verilmesi için Aile Mahkemesine başvuruda bulunulacaktır. Suç duyurusunda bulunmak zor bir işlem değildir, başınıza geleni anlatmanız yeterlidir. Sivil toplum örgütlerinden de ücretsiz hukuki danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.

ŞİDDETE UĞRADIKTAN SONRA NE YAPMALIYIM?

ÇEKİNMEYİN! Kanıtlayamam diye korkmayın! Sizin beyanınız çok önemli bir kanıttır. Şiddet uygulayanlar, mağdurların çekinerek onları şikâyet etmeyeceklerinden güç alırlar.

1) Tıbbi bir müdahaleye ihtiyacınız varsa doğrudan bir hastanenin aciline gitmeli ve şiddet gördüğünüzü belirtmelisiniz. Sizi muayene eden doktora yaşadıklarınızı anlatarak darp raporu alabilirsiniz. Sonrasında hastane polisine haber verilir.

Vücudunuzdaki izler kaybolmadan, muayene olmak ve darp raporu almak, yaşadığınız şiddeti kanıtlayabilmek için önemlidir.

2) Hastaneye gitmeyi gerektirecek bir durumda değilseniz:

  • 183 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Danışma Hattı
  • 155 Polis İmdat
  • 156 Jandarma’yı

aramalısınız.

3) Belirtilen telefon numaralarının yönlendirmelerini takip edin.

4) Şikâyette bulunmaktan çekinmeyin. Barolar ve sivil toplum kuruluşları dava sürecince yardımcı olmaktadır. Polis veya jandarmaya başvurduğunuzda başınıza geleni ayrıntılı şekilde anlatmanız yeterlidir. Kolluk kuvvetlerinin tutanak tutması zorunludur. Anlattıklarınızın eksiksiz ve doğru şekilde tutanağa geçirildiğinden emin olmalı ve tutanağın imzalı bir örneğini alıp muhafaza etmelisiniz. Eğer fiziksel bir şiddete maruz kaldıysanız polis veya jandarmanın sizi hastaneye darp raporu almanız için sevk etmesi gerekmektedir.

5) 6284 Sayılı Kanun kapsamında koruma kararı almak için size en yakın aile mahkemesine başvurabilirsiniz. Bu başvuru harçtan muaftır hiçbir ödeme yapmanız gerekmez ve kısa sürede talep hakkında karar verilecektir. Verilen koruma kararı savcılık aracılığı ile ilgili karakola hızla gönderilecek ve karardan şiddet uygulayan haberdar edilecektir. Şiddet uygulayan aile bireyi koruma kararına aykırı davranırsa hakkında ceza davası açılacaktır.

6) Sığınak desteğine ihtiyacınız varsa bulunduğunuz yerdeki ŞÖNİM, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüğü, karakol/jandarma komutanlığı, belediyeler/belediyelerin kadın danışma merkezleri ve kadın örgütlerine başvurabilirsiniz

7) Ekonomik desteğe ihtiyacınız varsa 6284 Sayılı Kanun kapsamında mahkemeden tedbir nafakasına hükmedilmesini isteyebilirsiniz veya kaymakamlıklardan geçici maddi yardım talep edebilirsiniz. Bulunduğunuz ilçe kaymakamlığına bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na sosyal yardım alabilmek için başvurabilirsiniz. Eğer bakmakla yükümlü olduğunuz çocuklarınız varsa ve ekonomik zorluklar nedeniyle zorluk yaşıyorsanız, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı il-ilçe müdürlüklerinden ayni (gıda, eşya vb.) ve nakdi destek talep edebilirsiniz.

8) Hukuki desteğe ihtiyacınız varsa bulunduğunuz ildeki baronun Adli Yardım Servisi’ne başvurarak ücretsiz avukat ataması yapılmasını talep edebilirsiniz. Cinsel saldırı suçu, kasten öldürmeye teşebbüs gibi alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçların mağduruysanız, karakol, savcılık, mahkeme aşamalarının her birinde Baro’nun Ceza Muhakemesi Kanunu servisinden size avukat görevlendirilmesini isteyebilirsiniz.